Riskli Yapı Kararına Nasıl İtiraz Edilir? Teknik İtiraz, İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması

Bir binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesiyle birlikte yalnızca teknik bir değerlendirme yapılmış olmaz; bildirim, itiraz, kesinleşme, tahliye ve yıkıma kadar uzanan idari bir süreç başlar.

Riskli yapı tespitinin teknik açıdan hatalı olduğu düşünülüyorsa iki farklı hukuki mekanizma özellikle önem taşır: 15 günlük teknik itiraz yolu ve idari yargıda açılabilecek iptal davası.

Ancak bu iki yolun süreleri basitçe birbirine eklenerek hesaplanamaz. Riskli yapı tespitinin ne zaman tebliğ edilmiş sayıldığı, teknik itiraz yapılıp yapılmadığı ve hangi idari işlemin dava konusu edildiği süre hesabında önem taşır.

Riskli Yapı Tespitine İtiraz Süreci Nasıl Başlar?

Riskli yapı tespiti tamamlandıktan ve hazırlanan rapor ilgili idari birim tarafından uygun bulunduktan sonra bildirim süreci başlar.

Güncel sistemde riskli yapı tespitine ilişkin bilgileri içeren tutanak;

  • yapıya asılır,
  • maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilir,
  • ilgili muhtarlıkta 15 gün süreyle ilan edilir.

Riskli yapılar ayrıca Kentsel Dönüşüm Başkanlığının internet sitesinde de ilan edilir.

Riskli yapı tespit işlemi, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır.

Bu tarih, özellikle teknik itiraz süresinin hesaplanması bakımından önemlidir.

Riskli yapı tespitine ilişkin 15 günlük teknik itiraz süresi, güncel bildirim sisteminde muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren işlemeye başlar.

Bu nedenle yalnızca kişinin adresine ayrıca posta yoluyla bir tebligat gelip gelmediğine bakılarak süre hesabı yapılması doğru olmayabilir.

Riskli Yapı Tespitine Kimler İtiraz Edebilir?

6306 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen teknik itiraz hakkı yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından kullanılabilir.

Bir yapıda birden fazla bağımsız bölüm veya malik bulunması, her malikin ayrı ayrı teknik itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.

İtiraz, riskli yapının bulunduğu yerdeki Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne veya yetki devri yapılmışsa ilgili idareye verilecek dilekçeyle yapılır.

İtiraz dilekçesinde;

  • riskli yapı tespitindeki teknik hatalar,
  • taşıyıcı sistem değerlendirmeleri,
  • karot ve laboratuvar sonuçları,
  • proje ile mevcut yapı arasındaki farklılıklar,
  • kullanılan teknik veriler veya hesaplamalara ilişkin itirazlar

ileri sürülebilir.

Varsa teknik raporlar, projeler, laboratuvar belgeleri ve diğer ilgili belgeler de itirazla birlikte sunulabilir.

Kiracı Riskli Yapı Tespitine İtiraz Edebilir mi?

6306 sayılı Kanundaki 15 günlük özel teknik itiraz hakkı yapı malikleri veya kanuni temsilcilerine tanınmıştır.

Bu nedenle kiracı, yalnızca kiracı sıfatıyla maliklere tanınan bu teknik itiraz mekanizmasını kullanamaz.

Sınırlı ayni hak veya başka bir hukuki ilişki nedeniyle taşınmazla bağlantısı bulunan kişilerin durumu da teknik itiraz hakkından ayrı değerlendirilmelidir.

Bu kişilerin kendilerini doğrudan etkileyen başka idari işlemler bakımından dava veya başvuru hakkına sahip olup olmadıkları ise genel idari yargılama kuralları ve somut hukuki menfaatleri çerçevesinde ayrıca ele alınır.

15 Günlük İtiraz Süresi Ne Zaman Başlar?

Teknik itiraz için öngörülen süre 15 gündür.

Bu süre, riskli yapı tespitine ilişkin olarak ilgili muhtarlıkta yapılan 15 günlük ilanın son gününden itibaren işlemeye başlar.

Bu nedenle riskli yapı sürecinde iki farklı “15 gün” kavramının karıştırılmaması gerekir:

  • Riskli yapı tespitinin muhtarlıkta 15 gün ilan edilmesi,
  • İlanın son gününden itibaren maliklerin 15 gün içinde teknik itiraz edebilmesi.

Teknik itiraz süresi geçirildiğinde Kanunda öngörülen bu özel teknik başvuru yolu kullanılamaz hâle gelebilir.

Ancak teknik itiraz süresinin geçirilmesi ile idari yargıda dava açma hakkının her durumda aynı anda ortadan kalktığı sonucu çıkarılmamalıdır. Dava süresi, dava konusu edilen işlem ve ilgili bildirim tarihleri üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Karot Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

Uygulamada sıkça “karot raporuna itiraz” ifadesi kullanılmaktadır.

Ancak 6306 sayılı Kanun kapsamında ayrı ve bağımsız bir “karot raporuna itiraz” prosedüründen ziyade, riskli yapı tespitine karşı teknik itiraz söz konusudur.

Karot numunesine ilişkin hatalar ise bu itirazın gerekçelerinden biri olabilir.

Örneğin;

  • numune alınan yerlerin teknik esaslara uygun olmadığı,
  • beton dayanımının hatalı belirlendiği,
  • numune alma veya laboratuvar sürecinde teknik hata bulunduğu,
  • yapının mevcut durumunun yanlış değerlendirildiği,
  • taşıyıcı sisteme ilişkin verilerin eksik veya hatalı kullanıldığı

ileri sürülebilir.

Ancak riskli yapı tespiti yalnızca tek bir karot sonucundan ibaret değildir.

Teknik değerlendirme, yapının taşıyıcı sistemi ve Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar kapsamında dikkate alınması gereken diğer teknik verilerle birlikte yapılır.

Teknik Heyet İtirazı Nasıl İnceler?

Riskli yapı tespitine süresinde yapılan itirazlar teknik heyet tarafından incelenir.

Teknik heyetin önemli bir özelliği, itiraz dilekçesinde yazılan gerekçelerle sınırlı olmamasıdır.

Heyet, riskli yapı tespit raporunu teknik yönden bütün unsurlarıyla inceleyerek raporun ilgili teknik esaslara uygun hazırlanıp hazırlanmadığını ve yapının risklilik durumunu değerlendirir.

Bu nedenle itiraz yalnızca karot sonuçları üzerinden yapılmış olsa bile inceleme, riskli yapı tespitinin diğer teknik unsurlarını da kapsayabilir.

Teknik heyet incelemesi sonucunda yapının riskli veya risksiz olduğuna ilişkin değerlendirme yapılır.

İtiraz Kabul Edilirse Ne Olur?

Teknik heyet incelemesi sonucunda riskli yapı tespitinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılırsa mevcut tespit buna göre değiştirilir ve tapu kaydındaki riskli yapı belirtmesine ilişkin gerekli işlemler yapılır.

Gündelik kullanımda sıklıkla “riskli yapı şerhi” ifadesi kullanılsa da teknik olarak söz konusu kayıt, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yapılan riskli yapı belirtmesidir.

Mevcut riskli yapı tespitinin ortadan kalkması, aynı yapının gelecekte hiçbir koşulda yeniden teknik incelemeye tabi tutulamayacağı anlamına gelmez.

İtiraz Reddedilirse Ne Olur?

Teknik heyet tarafından riskli yapı tespitinin korunmasına karar verilmesi hâlinde süreç, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi ve tahliye-yıkım aşamasına doğru ilerler.

Kesinleşen riskli yapının tahliye edilmesi ve yıktırılması için güncel düzenleme kapsamında 90 günden fazla olmamak üzere süre verilir.

Tahliye ve yıkıma ilişkin işlem de;

  • yapıya asma,
  • e-Devlet üzerinden bildirim,
  • muhtarlıkta ilan

yöntemleriyle ilgililere duyurulur.

Süre sonunda tahliye ve yıkım gerçekleştirilmemişse elektrik, su ve doğalgaz gibi hizmetlerin durdurulması ve idari yıkım sürecinin yürütülmesi gündeme gelebilir.

Riskli Yapı Tespitine Karşı İptal Davası Açılabilir mi?

Riskli yapı tespiti ve 6306 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen diğer idari işlemler idari yargı denetimine tabidir.

Kanun kapsamında tesis edilen idari işlemlere karşı 30 günlük özel dava açma süresi bulunmaktadır.

Riskli yapı tespitine ilişkin iptal davaları idari yargıda görülür.

Ancak teknik itiraz ile iptal davası aynı hukuki mekanizma değildir.

Teknik itiraz, 6306 sayılı Kanunda öngörülen idari nitelikte bir inceleme yoludur.

İptal davası ise idari işlemin hukuka uygunluğunun mahkeme tarafından denetlenmesini sağlayan yargısal yoldur.

30 Günlük Dava Süresi Ne Zaman Başlar?

6306 sayılı Kanun kapsamındaki idari işlemlere karşı dava açılması bakımından 30 günlük özel süre öngörülmüştür.

Ancak riskli yapı dosyalarında süre hesabı yalnızca:

“15 gün itiraz + ardından 30 gün dava”

şeklinde yapılmamalıdır.

Özellikle;

  • dava konusu edilen idari işlemin hangisi olduğu,
  • işlemin ne zaman tebliğ edilmiş sayıldığı,
  • teknik itiraz yapılıp yapılmadığı,
  • teknik heyet kararının hangi tarihte bildirildiği

birlikte değerlendirilmelidir.

15 günlük teknik itiraz süresi ile 30 günlük dava süresi, her dosyada basitçe birbirine eklenen iki ayrı süre değildir.

Dava açma süreleri hak kaybına yol açabilecek nitelikte olduğundan, başlangıç tarihinin dosyadaki somut bildirim ve işlem kayıtları üzerinden belirlenmesi gerekir.

Dava Açmak Yıkımı Durdurur mu?

Hayır.

İdare mahkemesinde iptal davası açılması, dava konusu idari işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz.

Bu nedenle riskli yapı tespitine karşı dava açılmış olması tek başına tahliye veya yıkım sürecinin otomatik olarak bekleyeceği anlamına gelmez.

İptal davasının açılması, riskli yapı tespiti veya yıkım sürecini kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca değerlendirilir.

Davayla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

İdari yargıda yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için genel olarak;

  • dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve
  • işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması

şartlarının birlikte bulunması gerekir.

6306 sayılı Kanun’un ilk hâlinde bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini engelleyen özel bir hüküm bulunmaktaydı. Bu yasak Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Dolayısıyla günümüzde riskli yapı uyuşmazlıklarında yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması mümkündür; ancak talebin kabul edilmesi otomatik değildir.

Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilirse Ne Olur?

Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar vermesi hâlinde, dava konusu idari işlemin uygulanması kararın kapsamı çerçevesinde geçici olarak durur.

Riskli yapı dosyalarında bu durum, somut olarak tahliye veya yıkım sürecinin ilerlemesini etkileyebilir.

Ancak yürütmenin durdurulması kararının hangi işlemi kapsadığı önemlidir.

Riskli yapı tespiti, tahliye ve yıkım işlemlerinin birbirinden farklı idari işlemler hâlinde tesis edildiği durumlarda, dava konusu ve verilen kararın kapsamı ayrıca dikkate alınmalıdır.

İptal Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?

Riskli yapı uyuşmazlıkları yoğun teknik değerlendirme gerektirebilir.

Uyuşmazlığın çözümü özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa mahkeme bilirkişi incelemesinden yararlanabilir.

Bilirkişi incelemesinde;

  • riskli yapı tespit raporu,
  • beton ve diğer malzeme verileri,
  • karot sonuçları,
  • statik ve mimari projeler,
  • taşıyıcı sistem,
  • kullanılan hesap yöntemleri,
  • ilgili teknik esaslara uygunluk

gibi hususlar değerlendirilebilir.

Ancak her riskli yapı iptal davasında mutlaka bilirkişi atanacağı veya bilirkişi raporunun tek başına davanın sonucunu belirleyeceği söylenemez.

Mahkeme, dosyadaki tüm bilgi ve belgeleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Kiracılar veya Diğer Hak Sahipleri İptal Davası Açabilir mi?

Burada teknik itiraz hakkı ile idari dava açma ehliyeti birbirinden ayrılmalıdır.

15 günlük teknik itiraz hakkı, yapı malikleri veya kanuni temsilcilerine özgü özel bir mekanizmadır.

İptal davası bakımından ise genel idari yargılama kuralları uygulanır.

Bir kişinin iptal davası açabilmesi için dava konusu idari işlem ile arasında hukuken korunabilir, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunması gerekir.

Bu nedenle kiracı, sınırlı ayni hak sahibi veya başka bir ilgilinin belirli bir riskli yapı işlemine karşı dava açma ehliyeti bulunup bulunmadığı, yalnızca sıfatına bakılarak her dosya için aynı şekilde cevaplanamaz.

Dava konusu işlemin kişinin hukuki durumunu nasıl etkilediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Riskli yapı tespitine kaç gün içinde itiraz edilir?

Yapı malikleri veya kanuni temsilcileri, muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren 15 gün içinde teknik itirazda bulunabilir.

Riskli yapı tespitine itiraz nereye yapılır?

İtiraz, yapının bulunduğu yerdeki ilgili Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne veya yetki devri yapılmışsa ilgili idareye yapılır.

Karot sonucuna tek başına itiraz edilir mi?

6306 sayılı Kanunda bağımsız bir “karot raporuna itiraz” yolu düzenlenmiş değildir. Karot ve laboratuvar sonuçlarına ilişkin teknik iddialar, riskli yapı tespitine yapılan itiraz kapsamında ileri sürülebilir.

Teknik heyet yalnız itiraz dilekçesindeki gerekçeleri mi inceler?

Hayır. Teknik heyet, itiraz gerekçeleriyle bağlı olmaksızın riskli yapı tespit raporunu teknik yönden bütün unsurlarıyla değerlendirebilir.

Riskli yapı iptal davası kaç gün içinde açılır?

6306 sayılı Kanun kapsamındaki idari işlemler bakımından 30 günlük özel dava açma süresi bulunmaktadır. Sürenin başlangıcı, dava konusu edilen işlem ve dosyadaki bildirim tarihlerine göre belirlenmelidir.

Önce 15 gün itiraz edip sonra otomatik 30 gün dava süresi mi vardır?

Bu şekilde genel bir formül kurmak doğru değildir. Teknik itiraz ve dava sürelerinin ilişkisi, dava konusu işlem ve somut bildirim tarihleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Dava açılırsa bina yıkılamaz mı?

Hayır. Davanın açılması işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmeli ve mahkeme tarafından kanuni şartlar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Kiracı riskli yapı tespitine 15 günlük itiraz yapabilir mi?

Kiracı, yalnızca kiracı sıfatıyla maliklere tanınan 15 günlük özel teknik itiraz hakkını kullanamaz. Ancak kendisini etkileyen idari işlemler bakımından dava ehliyeti bulunup bulunmadığı somut hukuki menfaatine göre ayrıca değerlendirilebilir.

Riskli Yapı İtirazında Kritik Süreler

Riskli yapı uyuşmazlıklarında en önemli hata, bütün süreci yalnızca “15 gün itiraz, 30 gün dava” şeklinde iki rakam üzerinden okumaktır.

Süreçte;

  • muhtarlık ilanının son günü,
  • 15 günlük teknik itiraz süresi,
  • teknik heyet incelemesi,
  • idari işlemin tebliğ edilmiş sayıldığı tarih,
  • 30 günlük özel dava süresi,
  • tahliye ve yıkıma ilişkin 90 günü aşmayan süre

birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Ayrıca dava açılması tahliye veya yıkımı kendiliğinden durdurmadığından, yürütmenin durdurulması konusu da dava stratejisinden ayrı düşünülemez.

Riskli yapı tespitindeki teknik hata iddiaları ile idari işlemin hukuka uygunluğuna ilişkin itirazların doğru aşamada ve ilgili süre içerisinde ileri sürülmesi, sürecin hukuki sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Yasal Uyarı : Bu metin yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bütün somut uyuşmazlıkların kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden somut uyuşmazlıklara dair hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına hukuki süreçlerin yetkin bir avukat aracılığıyla takip edilmesi gerektiğini ısrarla hatırlatırız.

İlgili İçerikler

Benzer İçerikler