Telefon ekranında kiralık araç ilanı ve araç kiralama yönetmelik taslağı
|

Araç Kiralamada Yeni Yönetmelik Taslağı: Rent a Car Şartları ve 2026 Güncel Durum

Araç Kiralama Yönetmeliği Yürürlüğe Girdi mi?

Hayır. Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı, Şubat 2026’da ilgili kurum, kuruluş ve sektör temsilcilerinin görüşüne sunuldu. Taslak metinde yönetmeliğin 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi, mevcut kiralama işletmelerinin ise yetki belgesi bakımından 1 Ocak 2027’ye kadar uyum sağlaması öngörülüyordu.

Taslakta yazılı bir yürürlük tarihinin bulunması, yönetmeliğin o tarihte kendiliğinden yürürlüğe girdiği anlamına gelmez. 16 Ağustos 2026 itibarıyla Ticaret Bakanlığının yürürlükteki sektörel mevzuat listesinde bu adla bir yönetmelik bulunmamaktadır.

Bu nedenle “1 Temmuz 2026’da araç kiralama yönetmeliği yürürlüğe girdi” veya “1 Ocak 2027’ye kadar bütün rent a car işletmeleri yeni yetki belgesini almak zorunda” şeklindeki ifadeler mevcut hukuk bakımından doğru değildir. Bu tarihler, yayımlanmamış taslakta öngörülen takvime aittir.

Yönetmelik Taslağı Hangi Araç Kiralamalarını Kapsıyor?

Taslak, esas olarak tüketicilerle yapılan 30 günden kısa süreli motorlu kara taşıtı kiralamalarını düzenlemeyi amaçlıyor.

Taslakta 30 gün veya daha uzun süreli kiralamalar “uzun süreli kiralama” olarak tanımlanıyor ve kapsam dışında bırakılıyor. Kiracının tüketici olmadığı kısa süreli kiralamalar ile tarafların fiziksel olarak bir araya gelmeden mobil uygulama gibi sistemler üzerinden gerçekleştirdiği paylaşımlı kiralama modelleri de kapsam dışında tutuluyor.

Bu nedenle düzenleme, özellikle günlük ve haftalık klasik rent a car faaliyetlerini hedefliyor. Kurumsal filo kiralamaları, uzun dönem operasyonel kiralama ve uygulama tabanlı paylaşımlı araç modelleri aynı rejime tabi tutulmuyor.

Araç Kiralama Yetki Belgesi Zorunlu Olacak mı?

Taslağın yürürlükteki hâle dönüşmesi durumunda, motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetinde bulunan işletmeler için araç kiralama yetki belgesi temel şartlardan biri olacak.

Taslakta yetki belgesi verilebilmesi için işletmenin ilgili meslek odasına kayıtlı olması, vergi mükellefi bulunması ve kiralama faaliyetinin yürütüldüğü iş yerinin ikamet amacıyla veya başka bir ticari ya da mesleki faaliyet için kullanılmaması gibi şartlar öngörülüyor. Yetki belgesi başvuruları ve sektöre ilişkin kayıtların, Bakanlık tarafından kurulması öngörülen Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi üzerinden yürütülmesi planlanıyor.

Ancak bu yetki belgesi, yürürlükteki ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesiyle karıştırılmamalıdır. İkinci el taşıt ticaretine ilişkin yetki belgesi hâlihazırda ayrı bir yönetmelik kapsamında uygulanmaktadır. Kiralama sektörüne özgü yeni yetki belgesi ise henüz taslak aşamasındadır.

Rent a Car İçin Kaç Araç Gerekli Olacak?

Taslakta kiralama işletmelerinin en az 10 taşıttan oluşan bir filoya sahip olması öngörülüyor. Bu araçların en az beşinin işletmenin kendi adına tescilli olması şartı getiriliyor.

Dolayısıyla taslak aynen yürürlüğe girerse, yalnızca bir veya iki araçla kısa süreli tüketici kiralaması yapan işletmelerin yeni yetki belgesi şartlarını karşılaması mümkün olmayacak.

Bu sayı bugün yürürlükte olan genel bir rent a car açma şartı değildir. “Rent a car açmak için en az 10 araç gerekir” şeklindeki kesin ifade ancak taslak bu hükümle birlikte yürürlüğe girerse hukuken geçerli hâle gelecektir.

Kiralık Araçlarda 5 Yaş ve 100 Bin Kilometre Sınırı

Taslağın en çok dikkat çeken hükümlerinden biri, kiralamaya konu taşıtlara ilişkin yaş ve kilometre sınırıdır.

Taslağa göre klasik taşıtlar hariç olmak üzere:

  • Beş yaşından büyük araçların
  • 100.000 kilometrenin üzerindeki araçların

kapsam dâhilindeki kısa süreli tüketici kiralamalarında kullanılamaması öngörülüyor. Periyodik bakımı zamanında yaptırılmayan taşıtların da kiraya verilmemesi taslakta yer alan kurallar arasında bulunuyor.

Bununla birlikte 5 yaş ve 100.000 kilometre sınırı 16 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlükte değildir. Bunlar taslak metindeki teknik eşiklerdir ve nihai yönetmelikte aynen korunabileceği gibi değiştirilebilir veya tamamen çıkarılabilir.

Elektrikli ve Hibrit Araç Şartı Ne Getiriyor?

Taslak, büyükşehirlerde faaliyet gösteren kiralama işletmelerinin filolarında elektrikli veya hibrit taşıt bulundurmasını da öngörüyor.

Taslakta büyükşehirlerdeki işletmeler için en az iki elektrikli veya hibrit araç bulundurma şartı yer alıyor. Bu araçlardan en az birinin Türkiye’de üretilmiş olması öngörülüyor.

Bu hüküm de bugün yürürlükte olan bir filo zorunluluğu değildir. Yönetmeliğin yayımlanması hâlinde nihai metinde yer alacak sayı, kapsam ve geçiş hükümleri esas alınacaktır.

Kiralama Sorumlusu ve Mesleki Yeterlilik Şartı

Taslak yalnızca işletme ve araç şartlarını değil, kiralama faaliyetini yürüten personeli de düzenliyor.

İşletmede bir kiralama sorumlusu bulunması; kiralama sorumlusunun belirli eğitim, adli sicil ve mesleki yeterlilik şartlarını taşıması öngörülüyor. Taslakta Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından tanınan ilgili yeterlilik belgesi de şartlar arasında sayılıyor.

Bu yapı, kiralama sözleşmelerinin, teslim işlemlerinin ve tüketici bilgilendirmesinin standartlaştırılması amacı taşıyor. Ancak personel bakımından öngörülen bu şartlar da yönetmelik yayımlanmadığı sürece yürürlükte bir zorunluluk oluşturmaz.

Araç Kiralama Depozitosuna Üst Sınır Gelecek mi?

Taslak, tüketici uyuşmazlıklarının yoğunlaştığı depozito konusunda açık parasal sınırlar öngörüyor.

Taslak hükümlerine göre alınabilecek depozito:

  • 1 ila 6 günlük kiralamalarda en fazla 3 günlük kira bedeli
  • 7 ila 30 günlük veya haftalık kiralamalarda en fazla 7 günlük kira bedeli

ile sınırlandırılacak.

Aracın iade edildiği tarihi izleyen 7 gün içinde depozitonun tüketiciye geri verilmesi öngörülüyor. Olağan kullanımdan kaynaklanan aşınma ve yıpranmalar için tüketiciden ücret alınamaması veya depozitodan kesinti yapılamaması da taslakta ayrıca düzenleniyor.

Bugün için bu 3 günlük, 7 günlük ve 7 gün içinde iade şeklindeki sınırlar taslak hükmüdür; yürürlükteki yeni bir yönetmelik kuralı olarak uygulanamaz.

Ön Ödemeli Araç Rezervasyonu İptal Edilebilecek mi?

Taslakta tüketici lehine dikkat çeken hükümlerden biri de ön ödemeli rezervasyonlara ilişkindir.

Taslak aynen yürürlüğe girerse tüketici, aracın teslim saatinden 24 saat öncesine kadar ön ödemeli rezervasyonunu herhangi bir gerekçe göstermeden ve kesinti yapılmaksızın iptal edebilecek.

Araç kiralama işletmesinin rezervasyonu kabul etmesine rağmen taahhüt edilen aracı sağlayamaması hâlinde uygulanacak kurallar da taslakta düzenleniyor. Böylece rezervasyonun bulunmasına rağmen teslim noktasında araç temin edilememesi gibi uyuşmazlıkların daha açık kurallara bağlanması hedefleniyor.

Kasko ve Sigorta Kiralama Bedeline Dâhil Olacak mı?

Taslak, kiralanan aracın sigorta güvenceleri bakımından da tüketiciyi koruyan hükümler içeriyor.

Taslak kapsamında kasko ve öngörülen sigorta güvencelerinin kiralama bedeline dâhil edilmesi; tüketicinin bu teminatlardan yararlanmasının ayrıca ücret veya ek şartlara bağlanmaması öngörülüyor.

Alkollü kullanım, yetkisiz sürücü, sözleşmeye aykırı kullanım veya sigorta poliçesinin kapsamı dışındaki başka hâller bakımından sorumluluğun nasıl doğacağı ise somut sözleşme ve sigorta şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.

Kiralık Araçta Değer Kaybı Tüketiciden İstenebilecek mi?

Taslak, kiralık araçta meydana gelen hasar sonrasında işletmelerin tüketiciden tek taraflı olarak “değer kaybı” bedeli talep etmesine de sınırlama getiriyor.

Tarafların değer kaybı konusunda anlaşması dışında, taslakta mahkeme kararı olmadan kiracıdan değer kaybı adı altında bedel talep edilmemesi öngörülüyor.

Bu hüküm özellikle araç tesliminden sonra tüketicinin kabul etmediği değer kaybı bedelleriyle karşılaşması gibi uyuşmazlıkları sınırlandırmayı hedefliyor.

Ancak bu da henüz yürürlüğe girmiş bir yasak değildir. Mevcut uyuşmazlıklar bugün yürürlükte olan sözleşme, tüketici ve borçlar hukuku hükümlerine göre değerlendirilir.

Araç Teslim ve İade Tutanağında Neler Yer Alacak?

Taslak, aracın tüketiciye teslimi ve geri alınması sırasında mevcut durumun yazılı veya elektronik kayıtla belirlenmesine önem veriyor.

Teslim ve iade kayıtlarında özellikle:

  • Kilometre
  • Yakıt seviyesi
  • Mevcut hasarlar
  • Araçtaki aksesuar ve donanımlar
  • Teslim ve iade zamanı

gibi bilgilerin kayıt altına alınması öngörülüyor.

Tutanağın veya elektronik kaydın tüketiciye de sunulması, sonradan ortaya çıkan hasar ve kesinti tartışmalarında tarafların hangi durumda teslim yaptığının ispatını kolaylaştıracaktır.

Yönetmelik henüz yürürlükte olmasa da kiralama sırasında aracın fotoğraf ve video ile kayıt altına alınması, teslim formundaki mevcut hasarların kontrol edilmesi ve belgenin bir örneğinin saklanması ispat bakımından önemlidir.

Bebek Koltuğu, Navigasyon ve HGS Ücretli Olabilecek mi?

Taslakta tüketicinin talep etmesi hâlinde bebek koltuğu, navigasyon ve hızlı geçiş sisteminin işletme tarafından bedelsiz sağlanmasına ilişkin hüküm bulunuyor.

Bu hükmün aynen yürürlüğe girmesi hâlinde söz konusu ekipman ve sistemlerin ayrıca ek hizmet bedeline bağlanması mümkün olmayacak. Ancak 16 Ağustos 2026 itibarıyla bu ücretsiz sağlama yükümlülüğü yürürlükte değildir.

HGS bakımından “bedelsiz sağlama”, tüketicinin yaptığı otoyol ve köprü geçişlerinin ücretsiz olması anlamına gelmez. Geçiş ücretlerinin kiracıya ait olup olmayacağı ve tahsil yöntemi sözleşmeye göre ayrıca belirlenir.

Bilgi Sistemi ile KABİS Aynı Sistem mi?

Hayır. Taslakta Ticaret Bakanlığı tarafından kurulması öngörülen Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi, yeni yönetmeliğin izin, kayıt ve denetim altyapısı olarak tasarlanıyor.

Buna karşılık Emniyet Genel Müdürlüğünün Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS) hâlihazırda kullanılmaktadır. Araç kiralama şirketleri, kiralanan araç ve kiracı bilgilerini elektronik ortamda Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirmek için KABİS’i kullanmaktadır.

Dolayısıyla yeni yönetmelik taslağının yürürlüğe girmemiş olması, mevcut KABİS sisteminin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Taslak Yürürlükte Değilse Bugün Hangi Kurallar Geçerli?

Yeni yönetmeliğin henüz yayımlanmamış olması, araç kiralama sektörünün hukuken düzenlenmediği anlamına gelmez.

Bugünkü uyuşmazlıklarda ilişkinin niteliğine göre başta Türk Borçlar Kanunu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun olmak üzere mevcut sözleşme ve tüketici hukuku hükümleri uygulanmaya devam eder. Mesafeli olarak kurulan tüketici sözleşmelerinde Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği de ilgili olduğu ölçüde uygulanır.

Araç kiralama şirketlerinin KABİS üzerinden bildirim yaptığı mevcut güvenlik sistemi de faaliyettedir. Yeni taslak, bunların yerine geçen yürürlükte bir düzenleme değil; kısa süreli tüketici kiralamalarını ayrıca ve ayrıntılı biçimde standartlaştırmayı amaçlayan yeni bir düzenleme çalışmasıdır.

Taslakta Öngörülen 1 Ocak 2027 Tarihi Ne Anlama Geliyor?

Şubat 2026 tarihli taslakta mevcut kiralama işletmelerinin yeni yetki belgesi sistemine uyum sağlayabilmesi için 1 Ocak 2027 tarihine kadar geçiş süresi öngörülmüştü.

Ancak bu tarih, yönetmeliğin yayımlanmaması nedeniyle bugün için bağlayıcı bir son başvuru tarihi değildir. Nihai metin ileride yayımlanırsa geçiş tarihi aynı bırakılabilir, ileri alınabilir, yeni bir süre belirlenebilir veya geçiş sistemi tamamen farklı kurulabilir.

İşletmeler bakımından uyum planı hazırlanırken taslak dikkate alınabilir; ancak yatırım, araç alımı, filo yenilemesi veya personel yükümlülükleri konusunda yürürlükteymiş gibi kesin hukuki sonuç çıkarılmamalıdır.

Araç Kiralama Yönetmelik Taslağında Öne Çıkan Başlıklar

Taslak mevcut hâliyle; yetki belgesi, en az 10 araçlık filo, beş yaş ve 100.000 kilometre sınırı, büyükşehirlerde elektrikli veya hibrit araç şartı, mesleki yeterlilik, depozito üst sınırı, 7 günlük depozito iadesi ve ön ödemeli rezervasyonlarda 24 saat öncesine kadar kesintisiz iptal gibi önemli değişiklikler öngörüyor.

Bunlara sigorta güvenceleri, teslim-iade kayıtları, olağan aşınma nedeniyle kesinti yasağı, değer kaybı taleplerinin sınırlandırılması ve dijital bilgi sistemi gibi tüketiciyi ve işletmeleri doğrudan etkileyen hükümler eşlik ediyor.

Bununla birlikte 16 Ağustos 2026 itibarıyla belirleyici hukuki nokta, bu düzenlemelerin henüz yürürlüğe girmemiş olmasıdır. Şubat 2026’da görüşe açılan taslak, Resmî Gazete’de yayımlanmış nihai yönetmelik gibi uygulanamaz. Sektör açısından bağlayıcı yeni şartlar ancak nihai metnin yayımlanması ve yürürlük hükümlerinin kesinleşmesiyle ortaya çıkacaktır.

Yasal Uyarı : Bu metin yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bütün somut uyuşmazlıkların kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden somut uyuşmazlıklara dair hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına hukuki süreçlerin yetkin bir avukat aracılığıyla takip edilmesi gerektiğini ısrarla hatırlatırız.

İlgili İçerikler

Benzer İçerikler