Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır? SGK Bildirimi, Uzaktan Çalışma ve İşveren Sorumluluğu
İş kazası denildiğinde çoğu kişinin aklına fabrika, şantiye veya üretim tesisinde meydana gelen fiziksel kazalar gelir. Oysa sosyal güvenlik mevzuatındaki iş kazası kavramı bundan daha geniştir.
İşyerindeki mola sırasında meydana gelen bir düşme, işverenin görevlendirmesiyle yapılan yolculuk, şirket servisiyle işe gidilirken yaşanan trafik kazası veya uzaktan çalışma sırasında işin yürütülmesiyle bağlantılı bir olay da belirli koşullarda iş kazası sayılabilir.
Bununla birlikte bir olayın Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından iş kazası kabul edilmesi ile işverenin maddi, manevi veya cezai sorumluluğunun bulunması aynı anlama gelmez. İş kazasının tespiti, işverenin kusuru ve işçinin talep edebileceği tazminatlar ayrı hukuki değerlendirmelere tabidir.
İş Kazası Nedir?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bakımından iş kazası; Kanunda sayılan durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen etkileyen olaydır.
Bu tanımda üç temel unsur bulunur:
- Olayı geçiren kişinin iş kazası sigortası kapsamında bulunması
- Kanunda sayılan durumlardan birinin gerçekleşmesi
- Olay nedeniyle bedensel veya ruhsal bir zarar meydana gelmesi
İş kazasının mutlaka işverenin kusuruyla meydana gelmesi gerekmez. İşverenin hiçbir kusuru bulunmasa dahi bir olay sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası sayılabilir.
Bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin bu olaydan kusurlu ve tazminatla sorumlu tutulması aynı hukuki mesele değildir.
İşverenin tazminat sorumluluğu bakımından iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine aykırılık, kusur, zarar ve olayla zarar arasındaki bağlantı ayrıca incelenir.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
İşyerinde meydana gelen olaylar
Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve kendisini bedenen veya ruhen etkileyen olaylar, genel olarak iş kazası kapsamında değerlendirilir.
Bu kapsam yalnızca işçinin doğrudan işini yaptığı anlarla sınırlı değildir. İşçinin;
- İşyerinde çalışırken
- Yemek veya dinlenme molasında
- İşyerinin koridor, merdiven, yemekhane veya otopark gibi bölümlerinde
- İşe başlamadan önce veya iş bitiminden hemen sonra işyerinde bulunduğu sırada
meydana gelen olaylar da somut koşullara göre iş kazası sayılabilir.
Örneğin ofiste merdivenden düşülmesi, depoda rafın devrilmesi veya işyeri içerisindeki mola sırasında yaralanılması bakımından işçinin o anda doğrudan üretim faaliyeti yürütüyor olması şart değildir.
İşçinin olayda kusurlu bulunması da kazanın iş kazası niteliğini her zaman ortadan kaldırmaz. İşçinin kusuru daha çok tazminat miktarı ve taraflar arasındaki kusur dağılımı bakımından sonuç doğurur.
İşverenin yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen olaylar
Olay işyeri dışında meydana gelse dahi, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle gerçekleşmişse iş kazası gündeme gelebilir.
Örneğin;
- Müşteri ziyaretine giden satış temsilcisinin trafik kazası geçirmesi
- Şantiye dışında ölçüm yapan teknik personelin yaralanması
- İşverenin talimatıyla malzeme teslim eden çalışanın kaza geçirmesi
- Saha çalışması yapan personelin görev sırasında zarar görmesi
işin yürütümüyle bağlantı bulunması halinde iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Burada olayın nerede meydana geldiğinden çok, işveren tarafından yürütülen işle ve işçinin göreviyle bağlantısı önem taşır.
Görevle başka yere gönderilme
Bir işverene bağlı çalışan sigortalının görevle işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle, asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olaylar da iş kazası sayılabilir.
Bu kapsamda;
- Şehir dışı toplantıya gönderilen çalışanın yolculuğu
- İşverenin görevlendirmesiyle başka şubeye giden personelin ulaşımı
- Görev nedeniyle yapılan konaklama
- Görev yerindeki olağan yeme, dinlenme ve ulaşım faaliyetleri
değerlendirmeye dahil olabilir.
Ancak görevlendirme sırasında tamamen kişisel bir amaçla ve görevle bağlantıyı kesecek şekilde hareket edilmesi farklı sonuç doğurabilir. İşçinin görev programından ayrılarak kişisel ve bağımsız bir faaliyete yönelmesi halinde olayın iş kazası niteliği tartışmalı hale gelebilir.
Bu nedenle görevlendirme yazısı, seyahat programı, toplantı kayıtları, konaklama bilgileri ve işveren talimatları önem taşır.
İşverenin sağladığı taşıtla ulaşım
Sigortalının işveren tarafından sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen kazalar iş kazası kapsamındadır.
En sık karşılaşılan örnek, işverenin organize ettiği personel servisinde meydana gelen trafik kazasıdır.
Taşıtın doğrudan işverene ait olması şart değildir. İşverenin sözleşme yaptığı bir servis şirketi tarafından sağlanan araç da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Aynı şekilde şirket aracıyla görev yerine giden çalışanın geçirdiği kaza, yolculuk işle bağlantılı olduğu sürece iş kazası sayılabilir.
Buna karşılık işçinin kendi aracıyla veya toplu taşıma kullanarak evinden işyerine yaptığı olağan yolculuk sırasında meydana gelen kazalar, kural olarak bu kapsamda değildir. Ancak işverenin özel görevlendirmesi, talimatı veya yolculuğun işin yürütümüyle bağlantısı bulunuyorsa farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Süt izni sırasında meydana gelen olaylar
Hizmet sözleşmesiyle çalışan emziren sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda geçirdiği kazalar da Kanunda açıkça iş kazası kapsamında sayılmıştır.
Bu nedenle işçinin süt iznini kullanmak üzere işyerinden ayrıldığı veya geri döndüğü sırada meydana gelen olaylar, koşulları bulunuyorsa iş kazası olarak değerlendirilebilir.
Hangi Olaylar Direkt Olarak İş Kazası Sayılmaz?
İşçiyle bağlantılı her olay iş kazası değildir.
Özellikle şu durumlarda olayın iş kazası niteliği ayrıca incelenir:
- İşçinin kendi imkânıyla yaptığı olağan işe gidiş geliş
- İşle ilgisi bulunmayan tamamen kişisel faaliyetler
- Görevlendirme sırasında görevle bağlantıyı kesen önemli kişisel sapmalar
- Mesai dışında ve iş organizasyonundan bağımsız meydana gelen ev kazaları
- İş sözleşmesi sona erdikten sonra meydana gelen olaylar
- Sigortalılık veya olayla zarar arasında bağlantı bulunmayan durumlar
Belirleyici olan yalnızca olayın mesai saatinde veya işyerine yakın bir yerde meydana gelmesi değildir. Kanunda sayılan hallerden birinin ve olayla zarar arasındaki bağlantının bulunması gerekir.
Uzaktan Çalışmada İş Kazası Nasıl Değerlendirilir?
Uzaktan çalışan işçi, iş kazası hükümlerinin tamamen dışında değildir. Bununla birlikte evde meydana gelen her olay iş kazası sayılamaz.
Uzaktan çalışma sırasında meydana gelen bir olayın değerlendirilmesinde şu unsurlar önem taşır:
- Olayın çalışma saatleri içinde meydana gelip gelmediği
- İşçinin olay anında işini yürütüp yürütmediği
- Olayın kullanılan iş ekipmanı veya çalışma düzeniyle bağlantısı
- İşverenin oluşturduğu iş organizasyonu
- Çalışma yeri ve saatlerine ilişkin sözleşme hükümleri
- Bilgisayar, sistem ve toplantı kayıtları
- Tanıklar ve sağlık kayıtları
Örneğin işverenin sağladığı ekipmanın elektrik arızası nedeniyle çalışanın yaralanması ile çalışma saatleri dışında evde tamamen kişisel bir faaliyet sırasında meydana gelen kaza aynı şekilde değerlendirilemez.
Benzer biçimde çalışanın iş bilgisayarının kablosuna takılarak yaralandığı iddiasında olayın çalışma sırasında gerçekleştiğini gösteren toplantı kayıtları, sistem girişleri veya iş yazışmaları önem kazanabilir.
Uzaktan çalışma sözleşmesinde;
- Çalışma yeri
- Çalışma saatleri
- İşverenin sağladığı ekipman
- İletişim yöntemi ve zaman aralığı
- İş sağlığı ve güvenliği kuralları
açıkça belirlenmelidir.
İşveren, uzaktan çalışanı iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve kendi sağladığı ekipmanla ilgili güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.
İş Kazası Sonrasında İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İş kazası sonrasında ilk öncelik, çalışanın sağlık ve yaşam güvenliğidir. Olay yerinde yeni bir risk bulunuyorsa öncelikle alan güvenli hale getirilmeli ve gerekli sağlık müdahalesi sağlanmalıdır.
Olay sonrasında şu işlemler önem taşır:
- Acil sağlık yardımının sağlanması
- Olay yerinin güvenli hale getirilmesi
- Kazanın tarih ve saatinin kayda geçirilmesi
- Olay yeri fotoğraf ve görüntülerinin alınması
- Görgü tanıklarının belirlenmesi
- İş kazası tutanağının düzenlenmesi
- Kamera ve sistem kayıtlarının korunması
- Kullanılan makine veya ekipmanın inceleme tamamlanmadan değiştirilmemesi
- Kolluk ve SGK bildirimlerinin yapılması
İşverenin yalnızca sonuçları değil, kazanın nedenlerini de araştırması gerekir. Benzer bir olayın tekrarını önlemeye yönelik düzeltici ve önleyici tedbirler alınmalıdır.
İşçi açısından da olayın gecikmeden işverene bildirilmesi önemlidir. Özellikle başlangıçta hafif görünen ancak sonradan ağırlaşan yaralanmalarda, ilk olayın tarihi ve koşulları doğru şekilde kayıt altına alınmalıdır.
İş Kazası SGK’ya Ne Zaman Bildirilmelidir?
İşveren, iş kazasını yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmelidir.
Örneğin pazartesi günü meydana gelen bir kazanın SGK’ya bildiriminde, resmî tatil bulunmadığı varsayımıyla son gün perşembedir.
Kazanın işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmesi ve işverenin olay hakkında bilgi almasını engelleyen bir durum bulunması halinde üç iş günlük süre, işverenin kazayı öğrendiği tarihten başlayabilir.
Bu istisna özellikle;
- Şehir dışı görevlendirmelerde
- Saha çalışmalarında
- Uzaktan çalışma sırasında
- İşverenin doğrudan denetimi dışında meydana gelen olaylarda
önem kazanabilir.
Her olayda “öğrenme tarihi” esas alınmaz. Temel kural kazadan sonraki üç iş günüdür; öğrenme tarihine ilişkin uygulama, işverenin kontrolü dışındaki olaylarla sınırlı bir istisnadır.
Geç bildirim halinde;
- İdari para cezası
- Bildirime kadar işçiye ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenden tahsili
- Denetim ve rücu süreçlerinde işveren aleyhine değerlendirme
gündeme gelebilir.
Bir olayın iş kazası olup olmadığı konusunda tereddüt bulunması, bildirim yapılmamasını güvenli hale getirmez. Şüpheli durumlarda olayın bildirilmesi ve hukuki niteliğinin SGK tarafından değerlendirilmesi daha sağlıklı olabilir.
İş Kazası Nedeniyle SGK Hangi Hakları Sağlar?
İş kazası sigortasından yararlanmak için hizmet sözleşmesiyle çalışan sigortalı bakımından belirli bir prim günü veya asgari sigortalılık süresi aranmaz.
İş kazası nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine şu ödemeler yapılabilir:
- Geçici iş göremezlik ödeneği
- Sürekli iş göremezlik geliri
- Ölüm halinde hak sahiplerine ölüm geliri
- Cenaze ödeneği
- Koşulları varsa evlenme ödeneği
Geçici iş göremezlik ödeneği, yetkili hekim veya sağlık kurulu tarafından istirahat raporu verilmesi halinde, iş kazası nedeniyle çalışılamayan günler için ödenir.
Kurum Sağlık Kurulu tarafından iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 oranında azaldığı tespit edilirse sürekli iş göremezlik geliri gündeme gelebilir.
İş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerine gelir bağlanması bakımından yaş, prim günü veya asgari sigortalılık süresi şartı aranmaz.
SGK tarafından yapılan bu ödemeler, işçinin veya yakınlarının şartları varsa işverenden ayrıca maddi ve manevi tazminat talep etmesine engel değildir. Ancak aynı zarar kaleminin iki kez karşılanmaması için SGK ödemeleri tazminat hesabında dikkate alınabilir.
İşverenin İş Kazasından Doğan Sorumluluğu
İşveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için gerekli bütün önlemleri almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak ve alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.
İşverenin temel yükümlülükleri arasında şunlar yer alır:
- Risk değerlendirmesi yapmak
- Çalışanlara eğitim vermek
- Uygun iş ekipmanı sağlamak
- Kişisel koruyucu donanım temin etmek
- Makine ve ekipmanların bakımını yapmak
- Acil durum planları oluşturmak
- Çalışanların sağlık gözetimini sağlamak
- İş organizasyonunu güvenli şekilde kurmak
- Alınan önlemleri denetlemek
- İş kazalarının kaydını tutmak ve nedenlerini araştırmak
Ancak her iş kazası, işverenin otomatik olarak tazminat ödeyeceği anlamına gelmez.
İşverenin maddi veya manevi tazminat sorumluluğu değerlendirilirken:
- Hangi önlemlerin alınması gerektiği
- Bu önlemlerin alınıp alınmadığı
- İşçiye yeterli eğitim verilip verilmediği
- Önlemlerin denetlenip denetlenmediği
- Kazanın alınmayan önlemle bağlantısı
- İşçinin ve üçüncü kişilerin kusuru
birlikte incelenir.
SGK’nın İşverene Rücu Hakkı
SGK, iş kazası nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine çeşitli ödemeler yapabilir. Ancak kazanın işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmesi halinde, Kurum yaptığı ödemelerin belirli bölümünü işverenden isteyebilir.
Bu işleme SGK’nın rücu hakkı denir.
Rücu değerlendirmesinde;
- İşverenin kusuru
- Mevzuata aykırılığın kazaya etkisi
- İşçinin kusuru
- Üçüncü kişinin kusuru
- Kaçınılmazlık
- Kazayla zarar arasındaki bağlantı
dikkate alınır.
Rücu için işverenin mutlaka kazayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması gerekmez. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir davranış veya ihmalin kazaya neden olması da sorumluluk doğurabilir.
İş kazasının süresinde bildirilmemesi de işveren açısından ayrıca mali sonuçlara yol açabilir.
İş Kazasında Maddi ve Manevi Tazminat
İş kazası işverenin kusuru veya sorumluluk alanındaki bir eksiklik nedeniyle meydana gelmişse, işçi veya ölüm halinde hak sahipleri tazminat talebinde bulunabilir.
Maddi tazminat
İş kazası nedeniyle talep edilebilecek maddi zararlar arasında şunlar bulunabilir:
- Geçici çalışma kaybı nedeniyle doğan kazanç kaybı
- Sürekli çalışma gücü kaybı
- Ekonomik geleceğin sarsılması
- SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve bakım giderleri
- Bakıcı gideri
- Protez ve benzeri gelecekteki zorunlu giderler
- Ölüm halinde destekten yoksun kalma zararı
Tazminat hesabında işçinin yaşı, geliri, çalışma gücü kaybı, kusur oranı, yaşam ve çalışma süresi ile SGK ödemeleri dikkate alınır.
Manevi tazminat
İşçinin beden veya ruh bütünlüğünün zarar görmesi halinde uygun bir manevi tazminat talep edilebilir.
Ölüm halinde ölenin yakınlarının da olayın koşullarına göre manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Manevi tazminatın miktarı belirlenirken;
- Yaralanmanın ağırlığı
- Tedavi süresi
- Kalıcı etkiler
- Tarafların kusuru
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları
- Olayın meydana geliş biçimi
değerlendirilir.
İş Kazalarında Kusur Nasıl Belirlenir?
İş kazası davalarında kusur değerlendirmesi çoğu zaman iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetleri tarafından yapılır.
İncelemede özellikle şu hususlara bakılır:
- Risk değerlendirmesi
- İş güvenliği eğitimleri
- Çalışma talimatları
- Kişisel koruyucu donanımlar
- Makinenin ve ekipmanın teknik durumu
- Periyodik bakım kayıtları
- İşçinin yaptığı iş
- İşverenin denetimi
- Olay anındaki çalışma koşulları
- Üçüncü kişilerin davranışları
Kusur;
- İşveren
- İşçi
- Alt işveren
- Servis şirketi veya sürücüsü
- Makine üreticisi
- Diğer üçüncü kişiler
arasında paylaştırılabilir.
Bazı olaylarda kaçınılmazlık değerlendirmesi de yapılabilir. Ancak bir olayın “kaçınılmaz” kabul edilebilmesi için bilim ve tekniğin gerektirdiği bütün önlemler alınmasına rağmen kazanın önlenememiş olması gerekir.
İşçinin kusurlu olması, işverenin kendi yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin bulunması da işçinin her olayda kusursuz kabul edileceği anlamına gelmez.
Ceza Hukuku Bakımından Sorumluluk
İş kazası sonucunda yaralanma veya ölüm meydana gelmesi halinde, olayın koşullarına göre ceza soruşturması da gündeme gelebilir.
İşveren, işveren vekili, iş güvenliği görevlileri veya kazaya neden olan diğer kişiler bakımından;
- Taksirle yaralama
- Taksirle ölüme neden olma
- Bilinçli taksir
hükümleri değerlendirilebilir.
Ceza sorumluluğu şahsidir. Yalnızca kişinin unvanı veya işveren sıfatı nedeniyle otomatik ceza sorumluluğu doğmaz. Her kişinin görev alanı, yükümlülüğü, ihmali ve kazaya etkisi ayrı ayrı incelenir.
İşçi ve İşveren Açısından Pratik Öncelikler
İşveren açısından en önemli koruma, kaza sonrasında savunma hazırlamak değil, kaza öncesinde etkili bir iş sağlığı ve güvenliği sistemi kurmaktır.
Risk değerlendirmelerinin yalnızca dosyada bulunması yeterli değildir. Eğitimlerin fiilen verilmesi, önlemlerin uygulanması ve çalışanların bu önlemlere uyup uymadığının denetlenmesi gerekir.
İşçi açısından ise olayın doğru ve zamanında kayda geçirilmesi önemlidir. Sağlık kuruluşuna başvururken olayın iş sırasında meydana geldiği belirtilmeli; işveren bildirimi, sağlık raporları, tanıklar ve olay kayıtları takip edilmelidir.
Uzaktan çalışma ve işyeri dışı görevlendirmelerde;
- Çalışma saatleri
- Görev yazıları
- E-postalar
- Toplantı kayıtları
- Konum ve seyahat belgeleri
- İşveren talimatları
olayın iş ile bağlantısını ortaya koymak bakımından belirleyici hale gelebilir.
Değerlendirme
İş kazası kavramı, yalnızca işyerinde makine veya üretim ekipmanı nedeniyle yaşanan olaylarla sınırlı değildir. İşyerindeki mola, görevle başka yere gönderilme, işveren tarafından sağlanan servisle ulaşım ve uzaktan çalışma sırasında meydana gelen bazı olaylar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Buna karşılık olayın iş kazası sayılması, işverenin otomatik olarak kusurlu olduğu veya bütün zarardan sorumlu tutulacağı anlamına gelmez. Sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazasının tespiti ile işverenin özel hukuk ve ceza hukuku sorumluluğu birbirinden ayrılmalıdır.
İşveren açısından güvenli çalışma düzeni, eğitim, denetim ve yazılı kayıt; işçi açısından ise zamanında bildirim ve olayın doğru şekilde belgelenmesi hukuki sürecin temelini oluşturur.
Yasal Uyarı : Bu metin yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bütün somut uyuşmazlıkların kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden somut uyuşmazlıklara dair hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybı yaşanmaması adına hukuki süreçlerin yetkin bir avukat aracılığıyla takip edilmesi gerektiğini ısrarla hatırlatırız.

2 Comments
Comments are closed.