Silahı Çocuğun Ulaşabileceği Yerde Bırakmak Suç mu? 6136 m.13/A ve Cezası
18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun, çocukların ateşli silahlara erişmesi bakımından yeni ve bağımsız bir suç tipi getirdi. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a eklenen 13/A maddesine göre, ateşli silahı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde muhafaza ederek bir çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilir.
Düzenleme, silahın mutlaka ateşlenmesini veya bir yaralanma meydana gelmesini şart koşmaz. Bununla birlikte silahın yalnızca teorik olarak erişilebilir bir yerde bulunması da tek başına 13/A’nın uygulanması için yeterli değildir. Kanun, ateşli silahın çocuk tarafından gerçekten ele geçirilmesini ve bunun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı muhafazadan kaynaklanmasını arar.
6136 Sayılı Kanun m.13/A Ne Getirdi?
7593 sayılı Kanun 8 Ağustos 2026’da TBMM’de kabul edildi, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun 6136 sayılı Kanun’a 13/A maddesini ekleyen hükmü de aynı tarihte yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemenin merkezinde silah ruhsatı değil, muhafaza yükümlülüğü bulunur. Buna göre ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde saklanması sonucunda 18 yaşını doldurmamış bir kişinin silahı ele geçirmesi, bağımsız ceza sorumluluğu doğurabilir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlanır. Bu nedenle 13/A bakımından yalnızca küçük yaştaki çocuklar değil, 18 yaşından küçük bütün kişiler kapsam içindedir.
Silahı Çocuğun Ulaşabileceği Yerde Bırakmanın Cezası Nedir?
6136 sayılı Kanun m.13/A uyarınca öngörülen ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
Maddenin uygulanması için üç temel unsur öne çıkar:
- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi,
- Silahın bir çocuk tarafından ele geçirilmesi,
- Çocuğun silahı ele geçirmesi ile hatalı muhafaza arasında nedensellik bulunması.
Bu nedenle tabancanın kilitsiz bir çekmecede bırakılması tek başına her olayda mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Çocuğun silahı gerçekten ele geçirmesi gerekir. Tersine, çocuk silahı ele geçirmiş olsa bile kişinin somut koşullarda gerekli dikkat ve özeni gösterdiği ortaya konulabiliyorsa suçun unsurları ayrıca tartışılır.
Yeni düzenleme henüz çok yeni olduğundan, “ele geçirme” ve “dikkat ve özen yükümlülüğü” kavramlarının sınırları Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla zaman içinde daha somut hâle gelecektir.
Evde Ruhsatlı Silah Bulundurmak Suç mu?
Gerekli ruhsat ve izinlere sahip bir kişinin silahını mevzuata uygun şekilde evinde bulundurması tek başına 13/A kapsamında suç değildir. Emniyet Genel Müdürlüğü de bulundurma ruhsatını, silahın mesken veya işyerinde bulundurulmasına izin veren belge olarak tanımlamaktadır.
Ancak ruhsat, silahın nasıl muhafaza edildiğine ilişkin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ruhsatlı tabancanın evde çocukların kolayca erişebileceği yerde bırakılması ve çocuğun bu silahı ele geçirmesi hâlinde m.13/A gündeme gelebilir.
Dolayısıyla iki ayrı mesele birbirinden ayrılmalıdır:
- Silahın hukuken bulundurulmasına izin verilmiş olması,
- Silahın çocukların erişimini engelleyecek özenle muhafaza edilmesi.
Birinci şartın yerine getirilmiş olması, ikinci yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.
Silahın Çocuk Tarafından Ele Geçirilmesi Ne Anlama Gelir?
Kanun “ele geçirilme” kavramını ayrıca tanımlamaz. Bu nedenle uygulamada çocuğun silah üzerinde fiilî hâkimiyet kurup kurmadığı önem taşıyacaktır.
Silahın çocuğun eline geçmesi, çantasına alınması veya bulunduğu yerden çıkarılarak üzerinde fiilî tasarruf kurulması ele geçirme kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık çocuğun silahın bulunduğu dolabı yalnızca görmesi veya silaha hiç ulaşamaması aynı nitelikte değildir.
Burada belirleyici nokta, artık yalnızca bir erişim riskinden söz edilmemesi; çocuğun silah üzerinde fiilen hâkimiyet kurmuş olmasıdır. Ancak bu hâkimiyetin ne kadar sürmesi gerektiği veya hangi davranışların tek başına yeterli sayılacağı, yeni maddeye ilişkin içtihat geliştikçe netleşecektir.
Silah Kilitli Dolapta veya Kasada Tutulmak Zorunda mı?
6136 sayılı Kanun m.13/A, silahın mutlaka belirli tipte bir kasada veya belirli teknik özellikteki kilitli dolapta tutulmasını emreden ayrıntılı bir saklama standardı getirmemiştir. Madde, teknik bir ekipman adı vermek yerine “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı muhafaza” ölçütünü kullanmaktadır.
Bu nedenle “kanuna göre mutlaka çelik kasa gerekir” şeklinde genel bir kural kurulamaz. Bununla birlikte kilitli ve çocuğun ulaşamayacağı bir dolap veya kasa kullanılması, dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirildiğini gösterebilecek önemli unsurlardan biridir.
Somut olayda şu hususlar değerlendirilebilir:
- Silahın bulunduğu bölümün gerçekten kilitli olup olmadığı,
- Anahtar veya şifrenin çocuk tarafından kolayca erişilebilir olup olmadığı,
- Çocuğun yaşı ve fiziksel imkânları,
- Silahın görünür ve kolay ulaşılabilir konumda bulunup bulunmadığı,
- Evde veya ortamda çocuk bulunduğunun biliniyor olup olmadığı,
- Daha önce çocuğun silaha ilgi gösterdiğine ilişkin bir durum bulunup bulunmadığı.
Kilitli dolap bulunması da her durumda otomatik olarak ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Örneğin anahtarın dolabın üzerinde bırakılması veya şifrenin çocuğun bildiği bir yerde tutulması hâlinde muhafazanın gerçekten yeterli olup olmadığı ayrıca tartışılabilir.
Silahın Dolu veya Boş Olması Sonucu Değiştirir mi?
Maddenin metninde silahın dolu olması suçun zorunlu unsuru olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle ateşli silahın boş olması, çocuğun onu ele geçirmesi hâlinde 13/A’nın uygulanmasını kendiliğinden engellemez.
Bununla birlikte silahın dolu olması, şarjörün takılı bulunması veya mühimmatın çocuk tarafından kolayca erişilebilir şekilde aynı yerde tutulması, muhafazanın risk düzeyi değerlendirilirken önem taşıyabilir.
Kanunda mermilerin mutlaka ayrı bir kasada saklanacağına ilişkin 13/A’ya özgü teknik bir zorunluluk bulunmamaktadır. Buna karşılık silah ve mühimmatın çocukların erişemeyeceği güvenli koşullarda tutulması, hem fiilî tehlikeyi hem de özen yükümlülüğüne ilişkin uyuşmazlık riskini azaltır.
Silah Sahibi Evde Değilse de Sorumluluk Doğabilir mi?
Evet. Suçun oluşumu, silah sahibinin çocuk silahı ele geçirdiği anda aynı yerde bulunmasına bağlı değildir.
Önemli olan, silahın kim tarafından ve hangi koşullarda muhafaza edildiğidir. Kişi evden ayrılmadan önce silahı çocuğun erişebileceği şekilde bırakmış ve çocuk daha sonra silahı ele geçirmişse, olayın şartlarına göre 13/A kapsamında sorumluluk gündeme gelebilir.
Bu nedenle “olay olduğunda evde değildim” savunması tek başına belirleyici değildir. Muhafaza yükümlülüğünün ne zaman ve kimin üzerinde bulunduğu araştırılır.
Ruhsat Sahibi ile Silahı Muhafaza Eden Kişi Farklıysa Kim Sorumlu Olur?
13/A, faili yalnızca ruhsat sahibi olarak tanımlamaz. Madde, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişiyi cezalandırır.
Bu nedenle silah geçici olarak başka bir yetişkine bırakılmışsa, fiilî muhafaza koşullarını kimin belirlediği önem taşır.
Örneğin ruhsat sahibi silahını hukuka uygun şekilde başka bir kişiye bırakmış, ancak bu kişi silahı çocukların erişebileceği yerde muhafaza etmişse sorumluluk değerlendirmesi fiilî muhafaza eden kişi üzerinde yoğunlaşabilir. Bununla birlikte ruhsat sahibinin silahı kime ve hangi koşullarda teslim ettiği de somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Birden fazla kişinin aynı anda dikkat ve özen yükümlülüğü altında bulunduğu iddiası varsa her kişinin davranışı ve nedensel katkısı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Arabada Bırakılan Silahı Çocuk Alırsa 13/A Uygulanır mı?
Madde yalnızca evde saklanan silahlarla sınırlı değildir. Ateşli silahın araçta, işyerinde, yazlıkta, otel odasında veya başka bir yerde muhafaza edilmesi hâlinde de aynı hüküm uygulanabilir. Kanun, suçun işlendiği yer bakımından özel bir sınırlama öngörmemiştir.
Örneğin silahın kilitsiz torpidoda, açık bir çantada veya çocuğun kolayca ulaşabileceği araç bölümünde bırakılması ve çocuğun silahı ele geçirmesi durumunda muhafaza yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediği araştırılır.
Aracın kilitli olması tek başına yeterli olmayabilir. Çocuğun araç içinde bulunması veya araca kolayca erişebilmesi biliniyorsa, silahın araç içindeki konumu da ayrıca değerlendirilir.
Ruhsatsız Silahı Çocuk Ele Geçirirse Ne Olur?
Ruhsatsız ateşli silahın bulundurulması veya taşınması 6136 sayılı Kanun’un diğer hükümleri kapsamında ayrıca suç oluşturabilir. Çocuğun bu silahı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı muhafaza nedeniyle ele geçirmesi ise m.13/A bakımından ayrıca değerlendirilir.
Ancak 13/A maddesinde “fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde” ifadesi bulunduğundan, aynı olayda hangi suçtan veya suçlardan hüküm kurulacağı ceza hukukundaki içtima kuralları ve somut fiillerin birbirinden ayrılabilirliği üzerinden belirlenir.
Bu nedenle “ruhsatsız silah varsa mutlaka iki ayrı suçtan ceza verilir” veya “13/A diğer suçu her durumda ortadan kaldırır” şeklinde kesin bir formül kurulamaz.
Çocuk Silahla Birini Yaralarsa veya Öldürürse Ne Olur?
13/A’nın en önemli özelliklerinden biri, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçun oluşması ihtimalini açıkça saklı tutmasıdır.
Çocuğun ele geçirdiği silahla kendisini veya başka bir kişiyi yaralaması ya da öldürmesi hâlinde, silahın muhafazasından sorumlu yetişkin bakımından yalnızca 13/A değil, olayın koşullarına göre taksirle yaralama veya taksirle öldürme hükümleri de gündeme gelebilir. Somut olayda kast veya iştirak hükümlerini gerektirecek farklı bir davranış varsa hukuki nitelendirme buna göre değişir.
Ancak ağır bir sonucun meydana gelmiş olması yetişkinin bu suçlardan otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmez. Bunun için özellikle:
- Sonucun yetişkin bakımından öngörülebilir olup olmadığı,
- Dikkat ve özen yükümlülüğünün hangi ölçüde ihlal edildiği,
- Muhafaza ihlali ile yaralanma veya ölüm arasında nedensellik bulunup bulunmadığı,
- Çocuğun davranışının nedensellik bağını etkileyip etkilemediği
incelenir.
13/A’nın “daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç” kaydı nedeniyle, ağır neticenin gerçekleştiği dosyalarda suçların hukuki niteliği ve içtima ilişkisi ayrıca belirlenmelidir.
Çocuk Silahla Hiç Ateş Etmezse de Suç Oluşur mu?
Evet, oluşabilir. 13/A’nın uygulanması için çocuğun silahla ateş etmesi, bir kişiyi tehdit etmesi veya yaralaması gerekmez.
Kanunun aradığı sonuç, silahın çocuk tarafından ele geçirilmesidir. Bu sonuç dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı muhafazadan kaynaklanmışsa, başka bir zarar meydana gelmese dahi m.13/A kapsamındaki suç gündeme gelebilir.
Bu yönüyle yeni hüküm, yalnızca meydana gelmiş yaralanmaları cezalandırmak yerine çocukların ateşli silaha erişmesini başlı başına önlemeyi amaçlayan bir yapıya sahiptir. Kanun teklifinin resmî özetinde de çocuk tarafından ateşli silahın ele geçirilmesinin müstakil bir suç hâline getirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Çocuk Silaha Ulaşamazsa Yine de 13/A’dan Ceza Verilir mi?
Kural olarak yalnızca tehlikeli muhafaza biçimi, çocuk silahı ele geçirmemişse 13/A’nın tamamlanmış hâlini oluşturmaz. Madde, çocuğun silahı ele geçirmesine neden olunmasını suçun sonucu olarak düzenlemiştir.
Örneğin silah açık çekmecede bulunmasına rağmen çocuk silaha hiç ulaşmamışsa, bu durum güvenli muhafaza açısından son derece sakıncalı olabilir; ancak m.13/A bakımından kanunda aranan “çocuk tarafından ele geçirilme” sonucunun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca gözetilir.
Somut davranışın başka bir suç veya idari sonuç doğurup doğurmayacağı ise olayın diğer özelliklerine göre değerlendirilir.
Bu Suç Şikâyete Bağlı mı?
6136 sayılı Kanun m.13/A’da suçun soruşturulması şikâyet şartına bağlanmamıştır. Şikâyete bağlı suçlarda bu şartın kanunda ayrıca öngörülmesi gerekir. Bu nedenle 13/A kapsamındaki fiilin öğrenilmesi hâlinde soruşturma kural olarak Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen yürütülür.
Çocuğun veya diğer aile bireylerinin şikâyetten vazgeçmesi de, şikâyete bağlı olmayan suç bakımından soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
Olayda yaralama, ölüm, ruhsatsız silah bulundurma veya başka bir suç iddiası bulunuyorsa bu fiiller de kendi hukuki rejimlerine göre ayrıca soruşturulur.
13/A Bakımından Güvenli Muhafaza Nasıl Değerlendirilir?
Kanun tek tip bir saklama yöntemi tarif etmediği için, ceza sorumluluğunun merkezinde somut olayın koşulları bulunacaktır.
Bir mahkeme bakımından özellikle şu sorular önem taşıyabilir:
- Evde veya ortamda çocuk bulunduğu biliniyor muydu?
- Çocuğun yaşı ve silaha ulaşma imkânı neydi?
- Silah görünür veya kolay erişilebilir miydi?
- Kilit, kasa veya başka bir fiziksel güvenlik önlemi kullanılmış mıydı?
- Anahtar, şifre veya mühimmat nerede tutuluyordu?
- Silahın muhafazasından fiilen kim sorumluydu?
- Çocuğun silahı ele geçirmesi olağan olarak öngörülebilir miydi?
- Alınan önleme rağmen çocuk istisnai ve öngörülemeyen bir yöntemle mi silaha ulaştı?
Bu değerlendirme sonucunda yalnızca silahın bulunduğu yer değil, kişinin somut risk karşısında göstermesi gereken özen ile fiilen gösterdiği özen karşılaştırılacaktır.
Yeni Düzenlemenin Silah Sahipleri Açısından Anlamı
6136 sayılı Kanun m.13/A, 18 Ağustos 2026’dan itibaren ateşli silah muhafazasını yalnızca ruhsat ve idari yükümlülükler meselesi olmaktan çıkararak doğrudan ceza hukuku konusu hâline getirdi.
Ruhsatlı silah bulundurulması suç değildir; ancak ruhsat, çocuğun silaha erişmesini engelleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Suçun oluşması için silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde muhafaza edilmesi, çocuk tarafından ele geçirilmesi ve bu iki olgu arasında nedensellik bulunması gerekir.
Çocuğun silahı yalnızca ele geçirmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gündeme getirebilir. Silahla yaralama veya ölüm meydana gelmesi hâlinde ise taksirle yaralama, taksirle öldürme veya olayın özelliklerine göre başka suçların uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.
Yeni hükümde belirli bir kasa, kilit veya mühimmat saklama standardı gösterilmemiştir. Bu nedenle 13/A’nın uygulamadaki sınırları, özellikle “dikkat ve özen yükümlülüğü”, “ele geçirme” ve ağır neticelerle içtima bakımından ilerleyen dönemde oluşacak yargı kararlarıyla daha ayrıntılı hâle gelecektir.








